Tamamen Salt Düşünce İle Yüzeysel Bir Bakış Açısıyla Baktım. Ve Kısa Bir İnceleme Yaptım.
Müslümanlık'ta hep Tanrı'dan bir şeyler istersiniz dua edersiniz. Ne biliyim toplum arasında insanlar bakamayacağı kadar çocuk yapar ve fakiriz diye anırırlar. Sorduğun zaman neden bu kadar çocuk yaptın. Tanrı Rızkımızı Verir der. Tabiki Bu İslam Dinine Hastır. Fakat Tanrı'dan Rızk Vermesinizi Dua Ederek Yardım Etmesini Beklemek Son Derece Aptalcadır.
Hristiyanlık'ta ise Her Dinde Olduğu Gibi iyi şeyler öğütlenir. Fakat Hristiyanlık biraz daha iyidir müslümanıktan. Duayı içinizden edersiniz. Bir fiziksel harekete girmezsiniz yani namaz (Yatıp Kalkmak) gibi saçmalıklara bürünmezsiniz. Ama günah çıkarmak sizce aptalca değilmi?
Budizm'e baktığınızda gerçekten saygı değer bir felsefesi vardır. Doğaya aşıktır budistler ve bu yüzden ineğe taparlar. Doğayı korumaları sevmeleri örnek bir davranıştır fakat ineklerin çnünde diz çökmek gerçekten aptalca.
Tüm dinlerin insan saçması olduğunu düşünüyorum. Tanrı'mızın olduğunu bir teori olarak kabul ediyorum ama bu teoriyide savunuyorum. Tüm dinler insan yaratması ama en iyi felsefe'ye sahip olanı budizim'dir. Budizm Çevre Dostudur.
Yorum Sizin.
25 Şubat 2008 Pazartesi
BUDİZM'E İYİMSER BİR BAKIŞ
4 Şubat 2008 Pazartesi
NORMAL NEDİR? SİZ NORMAL MİSİNİZ?
Normal insanın belli bir denetim alanı içinde eylemesini sağlayan, davranışlarını biçimlendiren kural ya da kurallar bütününe verilen ad; toplum bilimlerinde yerleşik ya da beklenen toplumsal davranış biçimi; ne yapılması gerektiğine ilişkin üstü örtük toplumsal kural ya da örnek biçim (Felsefe Sözlüğü, Bilim ve Sanat Yayınlan, s.1045). Böyle bir tanımı okuyunca ilk akla gelen soru şu: Kim belirliyor bu normali? . ilk akla gelen yanıt: Kimler çoksa, onlar. İlk yanıt genellikle en yüzeysel olanıdır. Normun içine biraz daha girmeye çalıştığımızda, çoğunluğun gücüyle değil de, iktidarın gücüyle karşılaşacağımızı görürüz. Halk çoğunluğu ne zaman gücü eline almış ki, kuralları koyabilsin? Bir toplumun içine doğuyoruz; etrafı çepeçevre sarılmış, farklılıkların değil de benzerliklerin arandığı, ortalamanın tutturulduğu grupların oluşturduğu bir topluma. Kurallar yani normlar, bizim aslında görmediğimiz, ama farkında olmadan kabul ettiğimiz ölçülerdir. Bu ölçülerin biçimlendiremediği bireylere de anormal diyoruz. Yaşama kendi rengimizi katmaya çalıştıkça, normların dışına çıkıyoruz. Böyle düşünüldüğünde normal olan, sıradandır, normali seçmek güvenli bir yaşamı seçmektir ve normal olan ortalama olandır. Fakat bu sorgulamaların ötesinde normalliğe ihtiyaç duyduğumuz da, tartışılmaz bir gerçek. Normal olmak, yani toplumsal kabul görmek, iç dünyamızdaki huzuru sağlıyor. Öyleyse farklılıkların törpülenmediği başka bir toplum hayali gerekli... Kafamızı karıştıran bu sorulan bazı yazarlarımızla konuştuk. Normal kavramı hakkındaki görüşlerini ve normal olup olmadıklarını sorduk. Ilginçtir, bir tane "normal"e rastlayamadık. . devamı var
