Analiz ettim şu son bir haftayı ve aklıma gelen soru; “Türkiye’de şiddet başa çıkılamaz bir hale mi geliyor, doğal mı karşılanıyor?” oldu.
Öncelikle üç temsili Olay Buldum. Şiddeti temsil eden.
KAMER GENÇ
Geçtiğimiz gün Tunceli Bağımsız millet vekili Kamer Genç’in mecliste 40 -50 kuvvetli kişi tarafından konuşma sırasında bile değil, konuşmasını – AKP’nin kirli dosyaları – bitirdikten sonra şiddete mağruz kaldığını gördük. Hatta, Türkiye’de ilk kez mecliste genel kurul salonunda 40-50 kişilik bir ordunun topluca bağımsız milletvekiline karşı saldırıda bulunduğunu gördük.
Bunu yapanlar demokrasiyi ağızlarından düşürmeyen fakat tek taraflı demokrasi yapanlardır ve böyle insanlardan bunu beklemek doğaldır. Üstüne üstlük “RTE” bunu meşrulaştırınca çıkan tablo acı verici oldu.Diğer bir olay ise;
KARS’TA BİR ÜNİVERSİTE
Kars şehrinde birkaç grup öğrenci, bir öğrenci kız arkadaşını evine bırakmak isterken Cumhuriyet meydanı’nda dövülmeye başlandı. Yoldan geçen birkaç kişide bu şiddet uygulayan gruba katıldı. Gerçekten şok edici bir durum ve çok vahim.
PİPPA BACCA olayına ne demeli?
Hepimiz Türk milleti olarak televizyon, gazete, dergi, ve internet sitelerinden duyduğumuz İtalyan sanatçı Pippa Bacca’nın tecavüz edilerek öldürüldüğünden utanç duyduk.
İtalyan medyası ve Bacca’nın ailesi olaya karşı tepkisizliği ile daha doğrusu İtalyan halkının asil davranışı ile birçok medya ekibi şaşırdı.
Ben şaşırmadım!
Hatırlarsınız tarihimizde “Pavarotti” ülkesine - İtalya – döndüğünde şu tepkiyi göstermişti; “ Sesimi beğenmemiş olabilirler, doğrudur.” Demişti. İtalya bizim bu ayıbımıza yine tepki göstermemişti.
Hep Özür Dileyen Taraf Olmamak İçin Ne Yapmalıyız?
Ülkemizde kadına açlık, cinsel tatminsizlik vahim bir halde. Yasalarımız yetersiz. Şiddet kültürümüz içselleştirilmiş ve yobazlık doğal sayılıyor. Günümüzün – 21. yy. – Türkiye’sinde kadınlar üzerine bu kadar erkek egemenliği, namus eşittir örtüme, ahlaklı – ahlaksız diye sınıflandırmalar sürdükçe daha çok özür dileriz.
Yobazlığın, ve harem-selam anlayışının yaygınlaştırılmasının önüne geçilmedikçe, daha biz çok özür dileriz.
Kadına ve sanata düşman, gerici, dini değil dinci düşünce, özgür düşünceye saygısızlık yapan düşünce, tek taraflı demokrasi yapan anti-laik düşünce bunları tarihimize geçirdi. Böyle giderlerse, tarihimizin utançlarla dolması kaçınılmazdır.
İlhan Selçuk’un da dediği gibi; “Aklın Başka Yolu Yok…”